Bağımlılık tedavisi süreçlerinde psikolojik desteğin nasıl bir etkisinin olduğu hem bağımlılığı bulunan kişinin hem de ailesinin merak ettiği bir konudur.
Toplumda genel olarak bağımlılık irade meselesi, alışkanlık ya da ahlaki bir sorun olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle kişiler bağımlılık ile ilgili sorun yaşadıklarında, psikolojik destek almak yerine bu süreci kendi başlarına atlatmaya çalışmaktadırlar. Aynı zamanda bağımlılık sorunu yaşayan kişiler bu durumu yargılanacakları, etiketlenecekleri, bundan sonra kendilerine güvenmeyecekleri ile ilişkili kaygılar yaşayarak yakınları ile paylaşmamaktadırlar. Tüm bunlar bağımlılığı bulunan bireylerin tekrar tekrar başarısız bırakma girişimleri yaşamasına, bağımlılığın şiddetinin artmasına, yaşanan sorunların büyümesine neden olmaktadır.
Psikolojik destek, kişilerin zihinsel ya da duygusal zorluklar yaşamalarına neden olan davranışları, düşünceleri ve duyguları değiştirmelerine yardımcı olmak için konuşarak tedavi etmeye yönelik uygulanan psikolojik yöntemdir. Psikolojik destek alan kişilerin ya da destek almayı düşünen kişilerin en büyük kaygısı bu konuda damgalanmaktadır. Özellikle bağımlılık konusunda ‘ben bağımlı değilim, ben zihinsel bir sorun yaşamıyorum’ şeklinde düşünülerek, psikolojik destek almaktan uzak durulabilmektedir. Ancak psikolojik destek, bağımlılıktan kurtulmada, devam etmesinin ve şiddetinin azalmasında çok önemli bir rol oynamaktadır. Psikolojik destek ile kişiye bağımlılığı ve yaşanılan zorlukları aktarabilecekleri yargısız bir ortam sağlanmaktadır
Bağımlılık ile ilgili yapılan psikolojik destek görüşmelerinde; bilişsel süreçlerin değerlendirilmesi, istek ile baş etme, düşünceleri kaydetme, sorun çözme eğitimi, acil durumlarla baş etme stratejileri ve ısrarlara karşı durma konuları da detaylıca ele alınmaktadır. Böylelikle bağımlılık sorunu yaşayan bireylerin hem uzak durmasına hem de tekrar oraya yönelmelerine engel olunması görüşmelerin hedeflerindendir.
Bağımlılık gelişmesi durumunda kişiler depresyon, kaygı, uyku problemleri, dürtü kontrol problemleri, öfke problemleri, dikkat eksikliği, sosyal kaygı gibi psikolojik sorunlar yaşayabilmektedirler. Bu sorunları ile baş edebilmek amacı ile bağımlılık geliştirdikleri nesneye (bu alkol- madde olabildiği gibi – kumar ya da sanal kumar oynamayı da içermektedir) yönelebilmektedirler. Bu psikolojik sorunların kaynağı bağımlılık iken; kişiler çözüm yolu olarak ya da sorunlardan uzaklaşmak amacı ile yine bağımlılığa yönelmektedir. Yani bağımlılıkta genellikle hem sorunun kaynağı hem de çözümü aynı yerde aranmaktadır. Bu durum bir kısır döngü gibi devam edebilir. Bu nedenle sağlanacak psikolojik destek ile bu döngünün fark edilmesi ve başa çıkmak için daha farklı neler yapılabileceği ele alınması büyük önem taşımaktadır.
Duyguların da bağımlılık ile ilişkisinin olduğu birçok çalışmada gösterilmiştir. Örneğin; alkol bağımlılığı olan bir birey stresli hissettiğinde ‘içmek beni rahatlatıyor’, öfkeli hissettiğinde ‘içtiğimde sakinleşiyorum’, kaygı duyduğu bir süreç içinde olduğunda da ‘alkol kullandığımda kendimi daha az kaygılı hissediyorum’ şeklinde düşünebilir. Aynı örnekleri kumar bağımlılığı üzerinden vermek de mümkündür. Kumar bağımlılığı geliştiren bir birey stresli hissettiğinde ‘oynamak beni rahatlatıyor, yaşadığım o stresli durumdan uzaklaşıyorum.’, öfkeli hissettiğinde de ‘sakinleşmek için tek başıma kalıp oynamak bana iyi geliyor’ şeklinde düşünebilir. Bu duygular ve duygularla birlikte gelen düşünceler bağımlılığın gelişmesine neden olabilmektedir. Sağlanan psikolojik destek ile duygu ve düşünceleri fark etmek, bunların bağımlılık üzerindeki etkilerini konuşmak bağımlılık tedavisine ilişkin önemli bir adımdır.
Psikolojik desteğin önemi, bağımlılıktan uzaklaştıktan sonra tekrar başlamayı önleme sürecinde de gereklidir. Bağımlılığın önemli kavramlarından biri de kayma/ geri dönüş anlamlarına gelen relapstır. ‘Bir kereden bir şey olmaz’ belki de hemen herkesin duyduğu bir cümledir ve kaymanın kapılarını aralamaktadır. Relapsın olmaması yani alkol- madde bağımlılığında tekrar kullanımın olmaması, kumar bağımlılığı gibi davranışsal bağımlılıklarda da tekrar oynamaya başlanmaması için kişinin kararlarını güçlendirecek ve kendilerine karşı olan sorumluluk duygularını arttıracak bir başa çıkma stratejisini öğrenmeleri gerekmektedir. Bu da yapılacak olan psikolojik destekle sağlanmaktadır.
Bağımlılık kişinin hayatının yapılanmasını da olumsuz yönde etkileyen bir durumdur. Kişinin vakit geçirdiği ortamlar, arkadaşları, yaşadığı çevre, yatış kalkış saatleri, boş zamanları değerlendirme gibi pek çok durum bağımlılıktan etkilenmektedir. Bunun için yaşamı yeniden düzenleme konularının psikolojik görüşmelerde değerlendirilmesi, kısa vadede zamanı doğru bir şekilde doldurarak bağımlılık riskini azaltmakta; uzun vadede ise kişinin yaşamını yeniden yapılandırmasına olanak sağlamaktadır.
Bağımlılık aile hastalıdır. Bu nedenle sadece bağımlılığı bulunan kişiyi etkilemekle kalmamakta; aynı zamanda aile içi ilişkilerde de sorunlar yaşanmasına neden olabilmektedir. Kimi zaman bağımlılığı bulunan kişiler; aile içinde bağımlılıktan kaynaklı sorunları fark etmekte zorlanırken, kimileri de bunun farkında olup suçluluk yaşayabilmektedirler. Aynı zamanda bağımlılığın bir getirisi de aile içinde güven problemlerinin oluşmasıdır. Aile içindeki bu süreçlerin yeniden yapılandırılması, bozulan ilişkilerin düzenlenmesi, güven ortamının sağlanması da yapılan psikolojik görüşmelerde mümkün olmaktadır.
Tüm bu süreçler ele alınırken, kişinin haz bölgesini etkileyen ve ona keyif veren bağımlılık nesnesinden uzak durmak ve bunu sürdürmek zaman zaman kişi için güç olabilmektedir. Psikolojik desteğin bir diğer hedefi de kişideki bu dalgalanmaları fark ederek, iş birliği halinde motivasyonunu kuvvetlendirmek, bu yolculukta yalnız olmadığını hissettirmektir.
Görüldüğü gibi bağımlılık yapısı gereği komplekstir ve kişinin hayatının büyük bir bölümünü etkilemektedir. Bu nedenle bağımlılıkta sadece uzak durmak tedavinin sağlandığı ya da kişinin hayatındaki diğer sorunların çözüldüğü anlamına gelmemektedir. Psikolojik destekle kişinin bağımlılık sorunu bir bütün olarak ele alınmaktadır.

