Skip to content Skip to sidebar Skip to footer



Vajinismus

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) cinselliği; bedensel, duygusal ve ilişkilere ait bir kavram olarak ele almaktadır. Cinsellik; cinsel bir varlık olan her bireyin yalnızca bedensel olarak değil, kişilik gelişimini, sevgi paylaşımını, iletişimini, duygu, düşünce ve toplumsal bütünlüğünü olumlu açıdan etkileyen bir sağlıklılık durumu olarak görmektedir. 

Bireyin, ruh ve beden bütünü ile gerçekleştirdiği tatmin ve üremeye yönelik yaşantı ve deneyimleri kapsayan cinsel yaşam; şüphesiz insan yaşamının en temel paçalarından biridir. Cinselliği biyolojik, sosyal ve psikolojik olarak yorumlanması doğru olacaktır. Biyolojik açıdan cinsellik; bedensel olarak rahatlama, sosyal açıdan cinsellik; iki kişinin birbiri ile yaşama ihtiyacı ve psikolojik açıdan cinsellik; tatmin olma, bütünleşme ihtiyacını karşılamaktadır. 

Cinsellik; cinsel ilişkiden alınacak hazla ilişkili olmakla beraber, cinsel kimliği kazanmak, sağlıklı ve tatmin edici bir çift ilişkisinde bulunmak ve bazı durumlarda çocuk sahibi olma arzusu ile ilişkilendirilebilir. Bu perspektiften bakıldığında cinsel işlev bozukluğu olarak ele alınan vajinismus; kadınları yaşanılan ağrılı ve sancılı durum neticesinde cinsellikten ve cinsel hazdan uzaklaştıran, çift ilişkisinde sorunlar yaşamasına sebep olan ve aynı zamanda çocuk sahibi olma isteği olan kişilerin önüne engel olarak ortaya çıkmaktadır. 

Kadınların ilişkilerini, gelecek planlarını, hayattan keyif almalarını önemli derecede etkileyen bir cinsel işlev bozukluğu olan vajinismusun ne olduğu, belirtilerinin neler olduğu, tedavisinin nasıl ilerlediği, ne sıklıkta görüldüğü gibi soruların yanıtlarını bu yazıda bulabilirsiniz. 

Vajinismus Nedir?

Vajinismus, vajina bölgesinde bulunan kasların kasılmasıyla birlikte cinsel birleşmenin mümkün olmadığı ya da birleşmenin ağrılı ve acılı bir şekilde gerçekleştiği cinsel işlev bozukluğudur. 

Vajinismus; cinsel birliktelik sırasında ya da teşebbüsünde halk arasında leğen kemiği olarak bilenen pelvis bölgesinde acı hissetme, ya da olası acı ve ağrılar hissetmeye yönelik kaygılanma neticesinde kas grubunun çok gerilmesi veya kasılması olarak da tanımlanabilir. Bu kasılma haline ek olarak; kaygı, korku, cinsel birleşmenin gerçekleşmeyeceği inancı ve kaçınma tepkisi gibi bedensel tepkiler de bu sorunun ortaya çıkmasında etkili olabilmektedir. Çoğu zaman kadınlarda cinsel birleşme anının düşünülmesi dahi istemsiz kasılmalara neden olabilmektedir. Bazı bireylerde görülen kasılmalar o denli şiddetli ve fazladır ki, bacaklar ve bedenin bazı bölümlerine dahi bu kasılmaların etkisi gözlemlenebilir. Ortaya çıkan kasılmalar, cinsel birleşme gerçekleşmeden birleşmenin düşünülmesi esnasında dahi kadınların korku, endişe ve panik yaşamalarına neden olabildiğini göstermektedir. 

İradeden bağımsız bir şekilde kontrolü sağlanamayan vajinismus, cinsel ilişkiler açısından oldukça rahatsız edici bir sorundur. Çünkü cinsel ilişkiye girmek isteyen kadının elinde olmayan kasılma ve korkular sonucunda ilişkinin imkansız hale gelmesinde ve cinsel ilişkiyi tamamlayamamasına neden olmaktadır.

Vajinismus uzun yıllar boyunca devam eden başarılı olamayan evliliklerin yaygın bir gerekçesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Vajinismus genellikle ilk ilişki denemesinden itibaren penetrasyonu (penis vajina birleşmesi) imkansız kıldığı için evlilik gerçekleşmesinden sonra bile  bir çok vajinismuslu kadın tedavi edilene kadar aylarca eşi ile ilişkiye giremez, ya da çok ağrılı bir süreçten geçebilir. 

Vajinismusta tamamen penetrasyon (penis vajina birleşmesi) gerçeklemese de bazen kısmen penetrasyonun olduğu durumlar da var olabilir. Kadın tarafından vajen içersine parmak veya tampon gibi nesnelerin girişlerine olanak tanınmasına rağmen, penetrasyon (birleşme) aşamasında kadının bedeninde istemsiz/irade dışı aşırı bir kasılma ve kapanma durumu gözlemlenebilir. 

Kadınlarda partnerini itme, bacaklarını kapatma, yataktan kaçmaya çalışma, vücudu sağa sola oynatma, ağlama, titreme ve kalp çarpıntısının artışı gibi belirtilerin yanında küçük panik atak semptomları da görülebilmektedir. Aynı zamanda penis dışında herhangi bir nesne ya da objenin de kesinlikle içeriye girişine izin verilmediği durumlar da gözlemlenebilir. Örneğin partnerin parmağı, seks oyuncakları, jinekolojik muayene araçların da girişine izin verilmediği ve kasılmanın gerçekleştiği durumlar da söz konusu olabilir. 

 

Vajinismus Türleri Nelerdir?

Vajinismus, istemsiz kasılmalarla cinsel birleşmeyi engelleyen bir cinsel işlev bozukluğudur. Vajinismusun açığa çıkma zamanına, durumuna göre sınıfsal farklılıkları bulunmaktadır. 

1- Primer Vajinismus (Yaşam Boyu Vajinismus): İlk cinsel birlikteliktelikten itibaren cinsel birlikteliğin gerçekleşememe durumudur. Penis dahil olmak üzere kadının vajinasına herhangi bir yabancı cisim girmesinde dahi, kadının acı çekmesi, bu girişi engellemesi durumudur. Primer vajinismusa sahip olan kadınlar, aylarca ya da yıllarca evli olmalarına rağmen; penis vajina birlikteliği gerçekleştirememişlerdir. Bu nedenle primer vajinismusun diğer adı da ‘yaşam boyu vajinismus’ olarak adlandırılmaktadır. Bu durum evliliklerde sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. En sık görülen vajinismus türüdür. 

2- Seconder Vajinismus: İlk cinsel birleşme ya da sonrasında herhangi bir sorun olmadan sağlıklı bir şekilde cinsel birliktelik yaşayabiliyorken genellikle yaşanılan bir cinsel yada genital travma sonrasında (bunar düşük yaşama, taciz ya da tecavüz, zorlu bir şekilde yapılan jinekolojik muayene, problemli bir doğum olabilir.) ya da psikolojik problemler nedeni ile gelişen vajinismus türüdür. Kişiler gebe kaldıktan ya da aktif bir cinsel hayatları devam ediyor iken de vajinismus sorunu yaşayabilmektedirler. Sekonder vajinismus; primer vajinismus kadar yaygın olmasa da görülebilmektedir. Tedavi prosedürü primer vajinismus ile benzerdir. 

3- Durumsal Vajinismus: Eş/ partnere karşı ya da herhangi bir duruma karşı (stres gibi) gelişen vajinismus türüdür. Genellikle ilişkide problemler ortaya çıkmaya başladığında gözlemlenebilmektedir. 

Kadınlar hangi türden vajinismusa sahip olursa olsun; benzer duyguları (korku- kaygı- suçluluk gibi) hissedebilmekte ve benzer davranışları (partnerine olan yakınlıktan uzaklaşma gibi) gösterebilmektedir. Bu durum da ikili ilişkilerde sorunların oluşmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle sorun fark edildikten sonra mümkün olan en erken dönemde göz ardı edilmeden tedavi edilmelidir. 

 

Vajinismus Belirtileri Nelerdir?

Vajinismus ile ilgili en belirgin şikayet cinsel birleşme yaşanamaması, cinsel birleşme sırasında acı ağrı hissedilmesi olarak tanımlanmaktadır. Ancak tek belirti bu olmayabilmektedir. Aşağıda vajinismus belirtileri yer almaktadır, bu belirtiler kimi zaman tek, kimi zaman da birden fazla belirti olacak şekilde yaşanabilmektedir. 

• Partneri ile cinsel ilişkiden korkma ve hiç cinsel birleşmeyi (penetrasyon) dahi deneyimleyememe
Ön sevişmede sorun yokken birleşme anı geldiğinde istem dışı kasılma, korku ve aşırı panik hâli
Cinsel ilişkilerin ağrılı ve zor gerçekleşmesi (disparoni)
İlk bir veya birkaç zorlu cinsel ilişkiden sonra gerisinin gelmemesi, ilişkiye girememe, ilişkiyi reddetme
İlişki sırasında bacakları açamama, elle, ayakla iterek veya kalçayı kaydırarak eşi reddetme
• Cinsel ilişkinin yarım olarak gerçekleşmesi (vajina içine penisin ancak bir kısmının girebilmesi)
Vajina içerisine ped veya tampon yerleştirememe
Vajina içine parmak sokamama
Jinekolojik muayenelerden korkma ve çekinme, masaya çıkamama
Vajinal ultrasona girememe, smear testi yaptıramama
Genital alana bakamama, dokunamama
Eşin genital bölgeye dokunmasına izin vermeme
Vajina içine tedavi amaçlı fitil (ovül) türü ilaçlar sokamama

Vajinismus Neden Olur?

Vajinismus nedenleri genel olarak psikolojik kökenli olsa, organik nedenlerden dolayı da kaynaklanabilmektedir. 

Vajinismus sorununun tek bir neden bağlı olmayıp, birden fazla nedeni içinde barındıran bir sorun alanı olduğu anlaşılmakta, ayrıca bu sorunun fizyolojik ve psikolojik sebeplerinin bireyin yaşantısına olumsuz yönde etkileri olduğu görülmektedir.

Birey vajinal giriş aşamasında; geçmiş deneyimleri, travmasından veya sosyal öğrenme sürecinden ötürü büyük bir korku duymakta ve geri çekilmektedir ki cinsel partner içe alınamamaktadır. Bu noktada vajinal kasların istemsiz olarak aşırı kasılması da penetrasyonu ya imkansız kılmakta ya da ağrılı, acılı olarak yaşanacak biçimde yaşamasına neden olmaktadır. 

Aile içindeki yetiştirilme biçiminin, erken dönemdeki algılanan ebeveyn tutumlarının, çocukluk döneminde yaşanmış cinsel ya da duygusal travmaların, depresyon ve anksiyete  gibi psikopatolojilerin, vajinismus ve daha birçok cinsel işlev bozukluklarının görülmesine temel oluşturabildiği bilinmektedir. 

Psikolojik nedenler arasında çocukluk döneminden kalan korkular, aşırı katı bir toplumsal yapıda yaşama, katı ahlak kuralları ve tabuların etkisi, suçluluk, ayıp ve günah kavramlarının bilinçdışına yerleşmesi, cinsellik ve ilk cinsel deneyimle ilgili yanlış bilgiler ve önyargılar, ayrıca bilinçdışında penisin vücuda girmesine dair bir korkunun bulunması gibi etmenler yer alabilir.

Yapılan çalışmalar,  cinsel taciz, çocuk çağında suistimale uğrama, tecavüz ve ensest ilişkiler vajinismus nedenleri olarak ifade edilmektedir. Yine olumsuz bir şekilde yaşanan jinekolojik muayeneler, düşük, kürtaj gibi durumlar da vajinismusun nedenleri olarak tanımlanmaktadır. 

Cinsel bilgi eksikliği toplumun cinselliğe bakış açısındaki katı tutum; yasaklar ve tabularla birleştiğinde cinsel yaşantıların olumsuz olarak etkilenmesine; kadınların suçluluk, yetersizlik duygularının oluşmasına ve cinsel işlev bozukluğunun oluşmasına neden olabilmektedir. 

Toplumumuzda cinsel eğitimin olmaması sebebiyle bireylerin cinselliğe dair doğru bilgileri edinememesi, cinselliğe dair yanlış bilgilerinde yanlış inançlara/ mitlere ve korkulara sebep olduğu bilinmektedir. Cinsel mitler ve yanlış inanışların (Örneğin kadınların cinselliği başlatması ahlaksız bir davranıştır- İlk cinsel ilişki sırasında çok kanama ve ağrılı olmaktadır.) vajinismusun diğer nedenleri olarak ele alınabilmektedir. 

Vajinismusa neden olan psikolojik etmenlerin yanında bazı fizyolojik nedenler de bulunmaktadır. Vulvar vestibulis sendrom, bazı kistlerin olması, pelvik bölgesinin iltihaplanması sonucu oluşan hastalıklar, doğuştan gelen bazı anatomik engeller vajinismusa neden olabilecek fizyolojik etmenler arasındadır. 

 

Vajinismus Yaygınlığı Nedir?

Kadın cinsel işlev bozukluklarından en fazla görüleni primer vajinismustur ve vajinismusun kadın cinsel sorunlarına yönelik yapılan araştırmalarda en yaygın görülen sorun olduğu saptanmıştır. Cinsel işlev bozukluğunun yaygınlığı ile ilgili farklı sonuçlar vardır. Bunun nedenlerine bakıldığında kadınların tedaviye başvurma noktasında kaçınmaları, yaşadıkları şikayetlerin tam olarak anlaşılamamasından kaynaklandığı görülmektedir. Cinsel işlev bozukluğu kliniklerine vajinismus nedeni ile başvuru oranı ise %5-17 arasında değişiklik gösterdiği düşünülmektedir. Vajinismusun, kliniğe başvuran cinsel işlev bozuklukları arasında %21-48 arasında olduğunu bildiren çalışmalar bulunurken, genel nüfusun içindeki oranının % 3-13 arasında olduğu görülmektedir. Vajinismusun genel nüfus içindeki oranı düşük görülürken, cinsel işlev bozukluğu üzerine çalışan merkezlerde bu oranın daha fazla olduğu görülmektedir. 

Bazı kaynaklara göre de ülkemizde bir cinsel sorun ile kliniklere başvuran üç kadından ikisi vajinismustur. Çift uzun süre bu sorunu dışa vuramadıkları, paylaşmaya çekindikleri, sorunu kendileri halletme yoluna gittikleri ve başarısız girişimleri olduğu için toplumdaki gerçek oran bilinememektedir. 

 

Vajinismus Tedavisi

Vajinismusun tedavi yöntemlerine dair geçerliliği ve güvenirliliği bulunan çalışmaların en başında bilişsel davranışçı tedavi yöntemleri gelmektedir. Şu an için en yaygın kullanılan tedavi yöntemleri arasında gevşeme ve kas egzersizleri yapma, sistematik duyarsızlaştırma tekniklerinden oluşan geleneksel, semptom-odaklı ve kısa süreli tedavilerdir.

Vajinismusta, kadınların penis-vajina birlikteliğini gerçekleştirememişi sorunsalında kadının zihni ile bedeni arasında bir uyumsuzluk olduğu fark edilmiştir. Beden ve zihin arasındaki bu problemin öncelikli halledilmesi üzerine kadınların cinselliğe dair olumsuz bakış açısını olumlu bakış açsıyla yer değiştirmesi hedeflenmektedir. 

Vajinismus tedavisinin ilk aşamasında, cinsel bilgilendirme ve olumsuz cinsel algıların azaltılmasına yönelik duyarsızlaştırma çalışmaları yapılmaktadır. Bu süreçte, vajinal genişletmeyi hedefleyen parmak veya dilatatör kullanımı egzersizlerine yer verilir. Duyumsal odaklanma egzersizleri, cinsel birleşme dışındaki cinsel aktivitelerin geliştirilmesini, çiftler arasında güven ve iletişimin artırılmasını hedefler. Ayrıca, Kegel egzersizleri önerilerek vajina çevresindeki istemsiz kasılmaların kontrol edilmesi ve pelvik taban kaslarının (PC kasları) gevşemesi ve gelişmesi sağlanır. Tedavinin bu aşamasında psiko-eğitim verilerek, kadının olumsuz düşünce kalıplarını değiştirmesine yardımcı olunur ve duyarsızlaştırma teknikleriyle bu düşünceler yeniden yapılandırılır. Aynı zamanda, bedeni keşfetmeye yönelik olarak vajinaya cisim yerleştirme çalışmaları gerçekleştirilir ve pelvik kasların kontrolü öğretilerek bireyin cinsel birleşmeye hazırlanması amaçlanır.

Cinsel terapi ile vajinismus sorunu, genellikle 2-4 ay içinde ve 6-10 seanslık bir tedavi sürecinde %90’ın üzerinde başarı oranıyla çözülebilmektedir. Vajinismus, en kolay tedavi edilebilen cinsel işlev bozuklukları arasında yer alır. Çiftler bu durumu kabul edip ertelemek yerine profesyonel destek aldıklarında, sorunun çözümünün sanıldığı kadar zor olmadığını deneyimleyebilirler.

 

Novis Psikoloji'de Cinsel Terapi

Vajinismus tedavisinde deneyimli terapistlerimiz, geçerliliği ve güvenirliği kanıtlanmış güncel yöntemlerle bireyselleştirilmiş; çiftin ihtiyaçlarına uygun bir tedavi planı hizmeti sunmaktadır. Böylelikle merkezimizde hem bireyin ihtiyaçları gözetilmekte hem de çiftin ihtiyaçları gözetilerek kapsamlı bir destek sağlanmaktadır. Tüm bu süreç yürütülürken, danışanların mahremiyetine ve güvenliğine büyük özen gösterilmektedir. 

Vajinismusun çağımızın yaygın cinsel sorunlarından biri olduğu; kadınların bu durumu kabullenememesi, utanması ve dışlanma korkusu gibi nedenlerden dolayı gizledikleri ve tedaviden kaçındıkları öngörülmektedir. Vajinismus, tedavisi olan bir cinsel sorundur. 

Vajinismustan kurtulmak, tedavisi ile ilgili doğru adımları atmak, yaşam kalitenizi arttırmak, ikili ilişkilerinizdeki sorunları çözebilmek, daha sağlıklı bir cinsel yaşama adım atabilmek için Novis Psikoloji’nin uzman kadrosundan cinsel terapi desteği alabilirsiniz. 

 
Vajinismus Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Vajinismus, kadının istemesine rağmen vajinal birleşmenin gerçekleşememesi ya da çok zor acı ve ağrılı bir şekilde gerçekleşmesi durumudur. Bu durum, vajina çevresindeki kasların istemsiz bir şekilde kasılmasıyla ortaya çıkar.

Vajinismus, kadınların cinsel yaşamlarını derinden etkileyen, toplumda cinselliğin tabu olarak görünmesinden kaynaklı da hakkında birçok yanlış bilgiye sahip olunan bir durumdur. Toplum içinde doğru bilinen yanlışların olması vajinismusun gelişmesine, sürmesine ve tedavi için adım atılmasına engel olabilmektedir.

YANLIŞ 1: Vajinismus fiziksel bir hastalıktır.

DOĞRU: Vajinismusta fiziksel bir engel varmış gibi hissedilse de altta yatan nedenler çoğunlukla psikolojik ve öğrenilmiş korkulara, yanlış cinsel bilgilere, travmalara yada toplumsal normlara dayanmaktadır. Elbette bazı fiziksel durumlar da vajinismusa benzer belirtilere yol açabilir; bu yüzden ilk adım bir jinekolojik muayene olmalıdır. Ancak çoğu durumda fiziksel bir sorun tespit edilmez, altta yatan durum psikolojiktir.

YANLIŞ 2: Vajinismuslu kadınlar cinsel ilişki istemez.

DOĞRU: Vajinismuslu kadınların cinsel isteklerinde bir sorun olmayabilir. Cinsel birlikteliği istemelerine rağmen ilişki sırasında istemsiz kasılmalar yaşamaları ve bunun sonucunda birleşmenin gerçekleşememesi sorunun ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Yani istek vardır ama bedensel olarak bir engel oluşur. Bu, kişinin bilinçli kontrolü dışında gelişir.

YANLIŞ 3: Vajinismus zamanla kendiliğinden geçer.

DOĞRU: Vajinismus genellikle kendiliğinden geçmez. Aksine, zamanla kaygı artabilir, başarısız denemeler özgüveni zedeleyebilir ve çift ilişkisinde duygusal uzaklaşmalara neden olabilir. Erken dönemde doğru destek almak, iyileşme sürecini hızlandırır ve sorun derinleşmeden çözüm sağlanabilir.

YANLIŞ 4: Vajinismus sadece ilk gece korkusudur.

DOĞRU: İlk gece korkusu, vajinismusun altında yatan nedenlerden biri olabilir. Ancak vajinismus sadece ilk geceyle sınırlı bir durum değildir. Aylar hatta yıllar boyunca sürebilir. Bazı kadınlar hiç ilişkiye giremeden evliliklerini sürdürebilir, bazıları ise çok zorlayarak ilişki kurmaya çalışabilir.

YANLIŞ 5: Vajinismus bir “karakter zayıflığı” ya da “abartma”dır.

DOĞRU: Vajinismus, kadının istemsiz bir şekilde yaşadığı bedensel bir tepkidir. Bu durum kesinlikle kişinin gücüyle, karakteriyle ya da cesaretiyle ilgili değildir. Anlayışsız yaklaşımlar, baskı ve korkutmalar vajinismusun daha da pekişmesine yol açabilir. Bu nedenle utanma ya da suçluluk hissetmeden destek almak önemlidir.

YANLIŞ 6: Vajinismus tedavisi uzun ve zordur.

DOĞRU: Uygun bir yaklaşımla vajinismus tedavisi oldukça başarılıdır ve çoğu zaman sanılandan daha kısa sürede çözülebilir. Cinsel terapi, bilişsel-davranışçı teknikler ve çiftle yürütülen çalışmalar oldukça etkili olmaktadır. Tedavi sürecinde kişinin bedenini tanıması, kaygılarla başa çıkması ve olumlu cinsel deneyimler yaşaması hedeflenmektedir.

Mesaj Gönder
WhatsApp İletişim
Novis Psikoloji'ye hoş geldiniz. Size nasıl yardımcı olabiliriz?