Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Kaygı Bozukluğu

Kaygı Bozukluğu Nedir?

Kaygı bozukluğu (Anskiyete), kişinin sürekli, yoğun ve kontrol edilemeyen bir endişe, korku veya gerginlik hissi yaşadığı yaygın bir psikiyatrik bozukluktur. Normal düzeyde kaygı, tehditlerle başa çıkmamıza yardımcı olurken, kaygı bozukluğu olan kişilerde bu kaygı sürekli hale gelir ve çoğu zaman belirgin bir tehdit veya sebep olmadan ortaya çıkar, kişinin günlük yaşamını işlevselliğini, yaşam kalitesini önemli ölçüde olumsuz yönde etkilemektedir.

Kaygı Bozukluğu Neden Olur?

Kaygı bozukluğunun genel olarak kişinin iç stresi ile baş edememesi neden olarak ifade edilirken; kesin nedenleri tam olarak anlaşılamamıştır. Nedenlerini açıklamada çeşitli biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerden bahsedilmektedir.

  1. Genetik Yatkınlık: Genetik faktörlerin kaygı bozukluğunun oluşmasında yatkınlığı arttırdığına yönelik çalışmalar oldukça fazladır. Ailede kaygı bozukluğu öyküsü olan bireylerde, bu rahatsızlığın gelişme olasılığının riski arttığı saptanmıştır.
  2. Beyin Kimyası: Beyin görüntüleme çalışmaları beyindeki nörotransmitterlerin salınımındaki bozuklukların; özellikle serotonin, dopamin ve norepinefrin gibi kimyasalların düzensizliklerinin kaygı bozukluklarının oluşumuna zemin hazırlayabileceğini göstermektedir.
  3. Travmatik Yaşam Deneyimleri: Çocuklukta veya yetişkinlikte yaşanan travmalar, şiddetli stres, ihmal veya istismar gibi olaylar, kaygı bozukluklarının gelişmesine risk oluşturabilmektedir.
  4. Kişilik Özellikleri: Özellikle mükemmeliyetçilik, aşırı endişe etme eğilimi ve düşük benlik saygısı gibi bazı kişilik özelliklerine sahip olmanın kaygı bozukluğu geliştirme riski ile doğru orantılı olduğu bilinmektedir.
  5. Çevresel Faktörler: Kişinin kontrol edebildiği ya da kontrolünden bağımsız olan sürekli stres altında olma, iş veya ilişkilerdeki sorunlar, ekonomik zorluklar ve diğer yaşam stresi faktörleri kaygı bozukluğunun oluşmasında bir faktör olabilmektedir.

Kaygı Bozukluğunun Belirtileri Nelerdir?

Kaygı bozukluğunun belirtileri, fiziksel, duygusal ve bilişsel olarak çeşitli şekillerde ortaya çıkabilir:

  1. Sürekli ve Aşırı Endişe: Birey, kontrol edilemeyen ve sürekli bir şekilde günlük olaylar, gelecekle ilgili belirsizlikler veya küçük detaylar hakkında endişe duyar.
  2. Gerginlik ve Huzursuzluk: Kişinin sürekli olarak kötü bir şey olacakmış düşüncelerinde olması; buna bağlı olarak da kas gerginliği, titreme, terleme ve huzursuzluk gibi duygusal ve fiziksel belirtilerin eşlik etmesi kaygı bozukluğu belirtileri arasındadır.
  3. Uyku Bozuklukları: Uykuya dalma veya uykuda kalma zorluğu, sık sık uyanma veya uykusuzluk gibi uyku sorunları kaygı bozukluğuna sıklıkla eşlik etmektedir.
  4. Konsantrasyon Zorluğu: Kişi, düşüncelerini toparlamakta zorlanır, dikkati kolayca dağılır ve sürekli olarak olumsuz düşüncelere odaklanır.
  5. Fiziksel Belirtiler: Hızlı kalp atışı, nefes darlığı, mide bulantısı, baş dönmesi, terleme ve mide-bağırsak sorunları gibi çeşitli bedensel belirtiler kaygı bozukluğu yaşayan kişilerde belirgin fiziksel semptomlar olarak karşımıza çıkmaktadır.
  6. Sosyal Kaçınma: Kaygı bozukluğu olan kişiler, sosyal ortamlardan uzak tutarak kaygı yaratan durumlardan kaçınma eğiliminde olabilirler. Bu durum, sosyal yaşamlarını ve işlevselliklerini olumsuz yönde etkilemektedir.

Bireylerin kaygı bozukluğu ile ilgili tanı alabilmeleri için en az 6 ay boyunca endişe ve kaygı durumunun devam etmesi, bu endişeleri kontrol etmede güçlükler, endişeye bağlı günlük işlevselliğini sorumluluklarını yerine getirememesi, madde kullanımı gibi fiziksel başka bir nedene bağlı olarak ortaya çıkmaması gerekmektedir.

Kaygı Bozukluğunun Tedavisi

Kaygı bozukluğu tedavi edilebilen bir durumdur, ancak tedavi edilmediğinde de kişinin yaşam kalitesinin belirgin bir şekilde düşmesine neden olmaktadır. Kaygı bozukluğunun tedavisinde ilaç kullanımı bir seçenek olarak tercih edilirken; aynı zamanda bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış bilişsel davranışçı terapiden faydalanılmaktadır. Uygulanan tedavi yöntemleri ile kişinin yaşadığı semptomların azalması, iyileşmenin gerçekleşmesi amaçlanmaktadır.

Kaygı Bozukluğunda Bilişsel Davranışçı Terapiler

Kaygı bozukluğunun tedavisinde en etkili kullanılan terapi yöntemi Bilişsel Davranışçı Terapidir. Bilişsel Davranışçı Terapiler kaygıya neden olan gerçekçi olmayan düşüncelerin tespit edilmesini ve yerine gerçekçi düşünce kalıplarının oluşmasını bilimselliği kanıtlanmış yöntemlerle gerçekleştirmektedir.

Bu yöntemler uygulanırken ‘eğer başarısız olursam, kesin kovurum’ ‘ne olursa olsun başarısız olacağım’ şeklindeki düşünceler belirlenir. Bu düşünce kalıpları terapist ile birlikte ele alınır; gerçekçi bir zeminde yeniden yapılandırılır.

Bu düşünsel faaliyetlere ek olarak bazı davranışsal müdahaleler de eklenerek; kişinin kaygıyı yönetebilmesi sağlanmaktadır. Terapist bu süreçte kaygı ile başa çıkabilmek amacı ile bireye gevşeme teknikleri, nefes egzersizleri, stresi yönetebilme araçlarını çalışarak kaygının anlık belirtileri ile başa çıkmalarına yardımcı olmaktadır.

Mesaj Gönder
WhatsApp İletişim
Novis Psikoloji'ye hoş geldiniz. Size nasıl yardımcı olabiliriz?