Skip to content Skip to sidebar Skip to footer



Sertleşme Sorunu

Sertleşme Sorunu (Erektil Disfonksiyon) Nedir?

Erektil disfonksiyon; en az 6 ay süre ile cinsel etkinlik esnasında sertleşmeyi sağlamada veya sürdürmede güçlük, sertlik düzeyinde belirgin azalması ile oluşan cinsel işlev bozukluğu olarak tanımlanmaktadır. Erkekler yaşamlarının bazı dönemlerinde bu sorunu 1 ya da 2 kez deneyimleyebilmektedirler. Bu oran yapılan araştırmalarda %70-75 olarak saptanmıştır. Hayatlarında birkaç kez sertleşme sorunu deneyimleyen erkekler için bu durum cinsel işlev bozukluğu yaşadıkları anlamına gelmemektedir. Burada en az 6 ay süre ile cinsel birleşme sırasında yeterli sertleşme sağlanamaması ya da devam ettirilememesi durumunda sertleşme sorunundan yani erektil disfonksiyondan bahsedilmektedir. 

Halk arasında  iktidarsızlık olarak adlandırılan erektil disfonksiyon; erkeklerde sıklıkla görülen ve erkeklerin sağlıklı ve tatmin edici bir cinsel yaşam sürdürmelerini engelleyen bir durumdur. Sertleşme bozukluğu, cinsel ilişkiye girmekte yarattığı sorun nedeniyle bir erkeğin yaşam kalitesini etkileyebilmektedir. Bu nedenle bu sorunu iyi tanımak, belirtileri nedenlerini bilmek, bu sorunun üstesinden gelmek ve tedavisi için birincil basamaktır. 

Ereksiyon Tipleri Nelerdir?

Refleks Ereksiyon: Refleks ereksiyon, penise direk temas yoluyla uyaran vermekle oluşan ereksiyon tipidir.

– Nokturnal Ereksiyon: Nokturnal ereksiyon, fizyolojik olarak uykuda görülen ereksiyon tipidir. Uykunun REM döneminde oluşmaktadır. 

– Psikojenik Ereksiyon: Psikojenik ereksiyon; görsel, işitsel, koku gibi duyusal uyaranların hayal gücü ile erotize edilmesi sonucunda oluşan ereksiyon tipidir. 

Özellikle psikolojik kökenli sertleşme sorunu olan erkeklerde bu 3 ereksiyon tipi de sağlıklı bir şekilde gerçekleşebilmektedir. Bu nedenle sorunun tam olarak belirlenebilmesi için nedenlerin detaylandırılması gerekmektedir. 

Sertleşme Sorunu (Erektil Disfonksiyon) Belirtileri Nelerdir?

Erektil disfonksiyon yani sertleşme sorunu erkeklerin cinsel yaşamlarını olumsuz etkileyen bir durumdur. Bu nedenle hastalığa ait belirtilerin en kısa sürede fark edilmesi; kişinin sağlıklı bir cinsel yaşama kavuşmasında etmen olacaktır. İlişki esnasında penisin yetersiz sertleşmesi peniste sertleşmenin sürdürülememesi, cinsel istekte azalma, orgazm bozuklukları, penetrasyonu (cinsel birleşmeyi) sağlayamamak en sık görülen belirtilendir. Bu belirtilerden bir ya da bir kaçına en az 6 ay süre ile sahip olunması durumunda bir uzmandan destek almakta fayda bulunmaktadır. 

Erektil Disfonksiyon Neden Oluşur?

Erektil disfonksiyon (sertleşme sorunu) bir hastalık olmakla beraber kültürel, dini, sosyal, ruhsal sonuçları olan bir sorundur. Bu sorunun oluşmasında bu bahsedilen faktörlerin etkili olduğu unutulmamalıdır.

Erektil disfonksiyon patofizyolojisinde iki ana faktör olarak organik ve psikojenik köken düşünülebilir. Psikojenik erektil disfonksiyonda belirtiler ani başlar, libidoda azalma vardır, ön sevişmede sertleşme sorunu pek olmaz, spontan olarak ya da mastürbasyonda sertleşme kalitesi iyidir. Organik kökenli erektil disfonksiyonda ise belirtiler yavaş yavaş artarak başlar ve libido normaldir.

Erektil disfonksiyona neden olan fizyolojik nedenler:

• Yaş: Yaşlanma ile birlikte erektil disfonksiyon yaşanma sıklığı da artış göstermektedir.

• Hastalıklar: Diyabet, aterosklerotik damarsal hastalıklar, kronik hipertansiyon ve nörolojik hastalıklar, kronik renal yetmezlik, kronik karaciğer yetmezliği, prostat gibi hastalıkların varlığı erektil disfonksiyona neden olabilmektedir.

• Hormonal Nedenler: Organik erektil disfonkisyon vakaları içinde endokrinolojik nedenler %3-6 lık kısmı oluşturmaktadır.

• Sigara- Alkol: Sigaranın erektil disfonksiyonun oluşumuna neden olduğu bazı çalışmalarda bildirilmiştir. Alkolün ise akut dönemde nörolojik sinir iletiminin yavaşlatmasına, kronik dönemde ise kronik karaciğer yetmezliği gelişimine bağlı olarak erektil disfonksiyonun oluşumuna neden olduğu bildirilmiştir.

• İlaçlar: Santral sinir sistemi zerine etkili olan ilaçlar, antikolinerjik etkili ilaçlar (antimuskarinikler, antihistaminikler, klonidin, antidepresanlar, antipsikotikler), hiperprolaktinemi yapan ilaçlar (östrojenler, antipsikotikler, metoklopramid, metildopa), sempatolitik etkili ajanlar, antiandrojenik etkili olan ajanlar (spironolakton, östrojenler, siproteron asetat, ketokonazol) erektil disfonksiyonun nedenleri arasında yer almaktadır. Yapılan çalışmalar ilaçlara bağlı sertleşme sorununu (erektil disfonksiyonu) %30 olarak saptamıştır.

• Operasyonlar: Sinir sistemine zarar veren ya da kan akımını engelleyen cerrahi yaklaşımlar erektil disfonksiyona neden olabilmektedir.

• Diğer nedenler: Obezite, uyku sorunları, pelvik bölgeyi de kapsayacak şekilde oluşan yaralanmalar gibi durumlar da erektil disfonksiyon yani sertleşme sorununa neden olmaktadır.

Erektil disfonksiyone neden olan psikolojik nedenler:
• Performans kaygısı
• Korku- suçluluk- utanma gibi duygular
• Cinsellikle ilgili yanlış inanışlar
• Vücut imajında bozulma (penis boyu, obezite, jinekomasti, yaşlanma bulguları)
• Kaygı
• Stres
• Depresyon
• Hayat akışında değişiklik (kayıplar, ayrılma, boşanma, ekonomik zorluklar)
• Travma- Cinsel taciz
• Eş ilişkisinde bozulma
• Özgüven problemleri

Erektil disfonksiyon şikayetinin psikojenik veya organik nedenlere bağlı olup olmadığını değerlendirebilmek için bazı yordayıcı faktörler bulunabilir. Bunlar; sertleşme sorunu kişi cinsel açıdan etkin olduğundan beri mevcutsa, cinsel ilişkilerin hepsinde görülüyorsa, yavaş yavaş ortaya çıkmışsa, cinsel ilişkideki pozisyon değişikliğiyle artan azalan sertlik varsa ilk olarak organik kökenli erektil disfonksiyon akla gelebilir. Ancak hastada refleks ereksiyon, nokturnal ereksiyon, psikojenik ereksiyon oluşuyorsa ve başka partnerlerle cinsel etkinlik esnasında ereksiyon işlevinde herhangi bir bozukluk yaşanmıyorsa psikojenik erektil disfonksiyon akla gelebilir.

Erektil Disfonksiyon Sıklığı Nedir?

Sertleşme sorunu hemen her erkekte görülebilen bir durumdur. Ancak bu sürecin kalıcı olması ya da sorun haline gelmesinde özellikle ilerleyen yaşların etkili olduğu belirtilmiştir. Özellikle 40 yaş üstü erkeklerde sertleşme sorunu %50 leri bulurken; 40 yaş altı erkeklerde bu oranın en fazla %20 olduğu saptanmıştır. Sıklığı arttıran durumun sadece yaş olduğu düşünülmemelidir. Görülme sıklığını etkileyen faktörler arasında kronik hastalıklardan olan diyabet, kolesterol, tansiyon gibi hastalıkların olması; aşırı kilo; sigara- alkol kullanımı gibi durumlar da etkilidir. 

Erektil Disfonksiyon (Sertleşme Sorunu) Tedavisi

Erektil disfonksiyon (sertleşme sorunu) tedavisi olan bir durumdur. Öncelikle durumun organik mi psikolojik mi olduğunun ayrımına varılması gerekmektedir. Bu nedenle bir üroloji uzmanına gitmek ve bu netleştirmek uygun olacaktır.

Organik kökenli erektil disfonksiyonda varsa sigara ve alkol bağımlılığının tedavisinin sağlanması, diabetes mellitus (diyabet) ve hipertansiyon kontrol altına alınmalı, obezite ve metabolik sendrom açısından yaşam tarzı değişiklikleri özellikle de diyet ve egzersiz günlük yaşama eklenmelidir. Erektil disfonksiyona neden olabilecek ilaç kullanımı varsa mümkün olabildiğince değiştirilmeli ve tedavinin yeniden düzenlenmesi sağlanmalıdır. Yaşam tarzı değişiklikleri uygulandıktan sonra yer alan birinci basamak tedaviler cinsel terapi, farmakoterapi, vakum cihaz uygulamaları şeklindedir.

Psikolojik kökenki erektil disfonksiyonlarda en etkili yöntem cinsel terapidir. Organik kökenli olan erektil disfonksiyonların tedavi edilmesinden sonra da performans kaygısı ya da kişinin yaşadığı sorunlar nedeni ile sürecin cinsel terapi ile desteklenmesinde fayda bulunmaktadır. Cinsel terapide hem duygu ve düşünceler değerlendirilmekte hem de davranışsal ödevlerle durumun pekişmesi sağlanmaktadır.

Cinsel terapiye uygun olan çiftlere terapinin ilk seansı olan psikoeğitim seansı yapılmaktadır. Psikoeğitim seansında cinsellik kavramı, cinsel anatomi ve cinsel fizyoloji konularında ayrıntılı bilgilendirme, cinsel mitler ve yanlış bilişlerin yapılandırılması, çift ilişkisindeki yakınlığın geliştirilmesi konuları ele alınmaktadır. Erektil disfonksiyona neden olan hastalıklar, artan yaş ile ereksiyon refrakter (bekleme) periyot süresinin uzayabileceği, sertleşme oluşabilmesi için daha yoğun miktarda uyaran verilmesinin gerekli olabileceği anlatılır. Bu bilgiler cinsel mitlerin yeniden yapılandırılması, cinsellikle ilgili yeni bilişlerin oluşturulması açısından önemlidir. (Sertleşme sorunu erkekliğin sona erdiği anlamına gelir.- Gerçek bir erkek her zaman cinsel ilişkiye hazırdır ve performans sorunu yaşamaz.- Sertleşme sorunu sadece yaşlı erkeklerde görülür. Şeklindeki cinsel mit ya da yanlış inanışların cinsel terapide ele alınması önemlidir.)

Genel olarak erkeklerde cinselliğe bakış açısı haz odaklı olmaktan çok başarı odaklı olmaktadır. Yapılan çalışmalar sayesinde cinsel birleşmede maksimum zevk alınması hedeflenmekte, bu hedefler doğrultusunda yapılan alıştırmalarla rastgele ereksiyonların oluşturulması hedeflenmektedir.

Bireylerin performans anksiyetesinin ve stresinin önüne geçebilmek ve cinsel hoşluğu tekrar deneyimleyebilmelerini sağlamak amacı ile çiftlere evde uygulamak üzere bazı egzersiz ve ev ödevleri verilmektedir. Bu davranışsal ödevler evde çiftlerin özel anlarında uygulanmaktadır. Yaşanılan zorlanmalar ya da kendilerine iyi gelen yanlarının konuşulması seans odasının gündemidir. Kegel egzersizi bunlardan biridir. Kegel egzersizi ile kişilerin kendi kaslarını tanımaları ve cinsel organları üzerinde kontrolerini sağlamaları hedeflenir. Duyusal odaklanma (sensate focus) egzersizleri bu egzersizlerden bir diğeridir. Bu egzersizle de herhangi bir beklenti olmaksızın çiftlerin birbirlerinin bedenlerini tanımaları hedeflenmektedir.

Duyum odaklı egzersizler sonrası kademeli şekilde cinsel birleşmeye geçiş hedeflenmektedir. İlerleyen seanslarda ereksiyon olduğunda sıkma egzersizi verilmektedir. Sıkma egzersiziyle sertlik kaybedilse dahi ön sevişmeye devam edildiği müddetçe sertliğin tekrardan oluşabileceğini deneyimlemesi sağlanmaktadır. Böylelikle genel inanış olarak karşımıza çıkan; sertliğin kaybedildiğinde tekrar yenilenmeyeceği yanlış inanışının değişmesine olanak sağlanmaktadır.

Cinsel terapilerde erektil disfonksiyonun tedavisi üzerine çalışılırken özellikle erkek partnerin bilişleri üzerine çalışmak, bu sorunun çözümlenmesinde büyük rol oynamaktadır. Bu süreçte kişiler performans anksiyeteleri nedeniyle cinsel ilişkiden kaçınma ve gelecekte başaramama riski ile kısır döngü sebebi olabilir. Erektil disfonksiyon cinsel işlev bozukluğu, depresyon ve kaygı bozuklukları gibi çeşitli psikolojik bozukluklar ile bir arada bulunup karşılıklı olarak birbirlerini etkileyebilir. Psikolojik faktörlerin bu sorunun oluşmasındaki etkisi göz ardı edilemeyeceğinden; bu psikolojik sorunların tedavisinin erektil disfonksiyonun tedavisini desteklediği unutulmamadır. Cinsel terapilerde, özellikle bilişsel davranışçı terapi ekolünden faydalanılarak erektil disfonksiyona neden olan bilişler ele alınmaktadır.

Novis Psikoloji’de Erektil Disfonksiyon Tedavisi

Görüldüğü gibi erektil disfonksiyon (sertleşme problemi) hem fiziksel hem de psikolojik kökenleri bulunan bir cinsel işlev bozukluğudur. Bu nedenle farklı perspektiflerden bakış açısı ile sorunun ele alınması gerekmektedir. Novis Psikoloji; cinsel işlev bozukluğu konusunda uzmanlaşmış kadrosu ile bireye özel geçerliliği ve güvenilirliği sağlanmış; tamamen bilimsel temellere dayanan bir tedavi programı sunmaktadır. Sadece semptomların çözümüne odaklanmaz, aynı zamanda sorunun derinlemesine incelenmesine ve çözümüne destek olan bir yaklaşım sunar. Gizliliğinize büyük hassasiyet gösteren etik çerçevelerle bu durumu ele alan uzmanlarımızla, sağlıklı bir cinsel yaşama kavuşmak mümkün.

Mesaj Gönder
WhatsApp İletişim
Novis Psikoloji'ye hoş geldiniz. Size nasıl yardımcı olabiliriz?